AKP'li Bozdağ'dan Bahçeliye Sert Yanıt
AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarıyla ilgili olarak, "Öcalan'ı 1999 yılında niye asmadın? Bir ada tahsis edip besledin. Erciyes'te uluyup Ankara'da susmayın. Milletin yanında erkek olup Meclis'te ürkek olmayın" dedi.
24 Ağustos 2009 - 14:13:29
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sert sözlerine bugün AK Parti adına Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ cevap verdi. Bozdağ, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Bahçeli'yi sert bir dille eleştirdi. Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin terör olduğuna işaret eden Bozdağ, bu sorunun çözüm adresinin TBMM olduğunu ifade etti. Bu sorunun sadece AK Parti'nin sorunu olmadığını kaydeden Bozdağ, bu sorunun muhatabının Türk milleti olduğunu söyledi. Bir muhatap arayışı içinde olmadıklarını çözüm anlayışı
içinde olduklarını ifade eden Bozdağ, herkesi bu konuda bir kez daha katkı vermeye çağırdığını ifade etti. Bozdağ, "Bundan sonra terör sorunun çözümü de ancak milletimizle beraber başarabiliriz. Biz bu sürecin milletimizin oluşturduğu örgütlerin destekleriyle yürümesinden yanayız. Bu sorunun çözümüne dair fikri olan katkısı olan kim varsa lütfen susmasın. Akan kanı durdurmayı, akan gözyaşını dindirmeye herkesi katkı vermeye davet ediyorum. Bu proje milli bir projedir. Sayın bakan daha işin başında bunun bir
devlet politikası olduğunu ifade etmiş, MGK bildirisinde de devletimizin bölünmez birliğini pekiştiren bir proje olduğu ve daha önce de değerlendirmelerde bulunulduğu ve bu projenin devamı yönünde bir karar çıkmış. Bütün bunlara rağmen, ülkemizin milli güvenliğinden sorumlu en üst kurul bu bir milli projedir diyor. Bahçeli'nin bunu bir ABD projesi olduğunu söylemesini kabul etmek mümkün değildir" diye konuştu.
Bu sorunun çözümünü başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu ve sivil toplum örgütleri olmak üzere Türkiye'de herkesimin istediğini kaydeden Bozdağ, MHP'nin 'yabancı parmağı araması kompleksinden vazgeçmesini istedi. Bozdağ, "Milliyetçilik kompleksli yaklaşımları reddeder. Ancak hayatları siyasi talimatla geçenlerin, komplekse düşmeleri kadar normal bir şey yoktur. Bu sürece bütün sivil toplum örgütlerini destek verdi. Siyasi parti liderleri önerilerini yaptılar. Devletimizin en üstünden
cumhurbaşkanı çözüm diyor, başbakan çözüm diyor, MGK çözüm diyor, sivil toplum kuruluşları çözüm diyor, basın çözüm diyor, acıyı içinde hissedenler çözüm diyor, ama birileri bundan rahatsız oluyor. MHP kamuoyuna somut açıklamalar yapılmadığı halde, ön yargılı hareket ederek daha sürecin başında, çözüm ilan edenleri hain ilan ederek, Türkiye'nin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü pekişsin diyenler, ihanet ithamıyla karşı karşıya. Kan dursun diyorsunuz hain diyor, artık şehit cenazesi gelmesin
diyorsunuz bunu dediniz size hain deniyor. Türkiye güçlü olsun diyorsunuz, hain deniyor. MHP terör sorunun çözümünden rahatsız mıdır? Akan kanın durmasından rahatsız mıdır? Şehit cenazelerinin bir daha olmayacağı ihtimalinden rahatsız mıdır? Bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı, siyasetinin hamasetinin ekseni mi kabul ediyor? Çözüm gelirse böylesi bir propaganda dan mağdur olacağı için mi rahatsız oluyor? Kanın durmasını istiyorsa nasıl durduracaktır? Hükümete anlatamıyorsa 70 milyona çıkıp anlatsın.
Falan formüllerle durdurulmasını istiyoruz, bizim yapacaklarımız bunlardır, formüllerimiz bunlardır diyerek" dedi.
Asıl kanın akmasını istemenin ihanet olduğunu kaydeden Bozdağ, "Ülkemizde bölücü terör nedeniyle artık al bayrağa sarılı şehit cenazelerinin olmamasını istemek ihanet değildir, şerefli bir vazifedir. Bu ülkede yaşayan herkesin bir eşit kardeş olmasını istemek, onların huzuru için çalışmak ihanet değildir, şerefli bir görevdir. Sevginin saygının kardeşliğin türküsünü söylemek ihanet değildir, vazifedir. Ancak düşmanlığın ırkçılığın türküsünü söylemek ihanettir. Devletin bölünmez bütünlüğü pekiştiren,
milli bir projeyi harekete geçirmek ihanet değildir. Asıl ihanet ülke menfaatleriyle parti menfaatleri önüne geldiğinde, parti menfaatlerini öne almaktır" şeklinde konuştu.
Bozdağ, CHP'nin raporlarını okuma beyanlarını takip etme imkanı olmasına rağmen bu süreçte MHP'nin fikirlerini okuma imkanı bulamadıklarını ifade etti. MHP'nin bu konuda herhangi bir çözüm önerisi sunmadığını ifade eden Bozdağ, "Kanın durmasını istemek ihanet değil, asıl ihanet kan akmasını istemektir" dedi.
MHP'nin etnik milliyetçiliği esas alarak muhalefet yaptığını belirten Bozdağ, Hitler örneğini vererek Almanya'nın o dönemde kaybeden ülke olduğunu söyledi. MHP'nin 1991 yılında aralarında Ahmet Türk ve Leyla Zana'nın bulunduğu SHP-DYP koalisyon hükümetine güvenoyu verdiğini belirten Bozdağ, yine 1992 yılında eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in içinde Leyla Zana'nın da bulunduğu DEP heyetini kabul ettiğini anlattı. Bozdağ, "Bizde onların bakışıyla MHP PKK'yı iktidara mı taşıdı diyelim. PKK ile
müzakere yaptı mı diyelim" şeklinde konuştu.
Öcalan'ın idam edilmemesine ilişkin Bahçeli'inin de altında imzasının bulunduğu Öcalan'ın kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin karar metnini basın mensuplarına gösteren Bozdağ, "Erciyes'te uluyup Ankara'da susmayın. Milletin yanında erkek olup Meclis'te gelin ürkek olmayın" ifadelerini kullandı.
Bahçeli'nin Öcalan'ın idam kararına ilişkin dosyayı Başbakanlıkta tutuğunu belirten Bozdağ, "Resmi belgede PKK'ya çağrı yapıyorlar. Terörü devam ettirirseniz Abdullah Öcalan'ı asarız. Milletin yanında erkek, TBMM'de ürkek olacak tavrı biz hiç benimsemedik" dedi.
Bozdağ, "Mayın için Meclis'i 40 gün kilitleyenler idam cezasının kaldırılmasını 1 günde geçirdiler. Niye Meclis'e kilitlemediniz? 1999 yılında niye asmadın? Bir ada tahsis edip besledin? Bu millet sana asma diye yalvardı mı Sayın Bahçeli?Ardında ip mi bulamadın yoksa sehpası bulamadın" diye konuştu.
Bozdağ, bu konunun siyasi polemik yapılmasından son derece rahatsız olduklarını kaydetti. 12 Eylül dönemi öncesinin Türkiye'nin kardeş kavgasına sahne olduğunu belirten Bozdağ, "Biz bütün aşırılıkların bu ülkeye kaybettirdiğine inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de ortak aklı esas alarak yol yürümenin doğru olduğunu ifade ediyoruz. Bunları ifade ettiğimden üzgünüm. Ama çukurda yapılan bir siyaset anlayışına cevap vermek zorunda kaldığım için üzgünüm" şeklinde konuştu.
içinde olduklarını ifade eden Bozdağ, herkesi bu konuda bir kez daha katkı vermeye çağırdığını ifade etti. Bozdağ, "Bundan sonra terör sorunun çözümü de ancak milletimizle beraber başarabiliriz. Biz bu sürecin milletimizin oluşturduğu örgütlerin destekleriyle yürümesinden yanayız. Bu sorunun çözümüne dair fikri olan katkısı olan kim varsa lütfen susmasın. Akan kanı durdurmayı, akan gözyaşını dindirmeye herkesi katkı vermeye davet ediyorum. Bu proje milli bir projedir. Sayın bakan daha işin başında bunun bir
devlet politikası olduğunu ifade etmiş, MGK bildirisinde de devletimizin bölünmez birliğini pekiştiren bir proje olduğu ve daha önce de değerlendirmelerde bulunulduğu ve bu projenin devamı yönünde bir karar çıkmış. Bütün bunlara rağmen, ülkemizin milli güvenliğinden sorumlu en üst kurul bu bir milli projedir diyor. Bahçeli'nin bunu bir ABD projesi olduğunu söylemesini kabul etmek mümkün değildir" diye konuştu.
Bu sorunun çözümünü başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu ve sivil toplum örgütleri olmak üzere Türkiye'de herkesimin istediğini kaydeden Bozdağ, MHP'nin 'yabancı parmağı araması kompleksinden vazgeçmesini istedi. Bozdağ, "Milliyetçilik kompleksli yaklaşımları reddeder. Ancak hayatları siyasi talimatla geçenlerin, komplekse düşmeleri kadar normal bir şey yoktur. Bu sürece bütün sivil toplum örgütlerini destek verdi. Siyasi parti liderleri önerilerini yaptılar. Devletimizin en üstünden
cumhurbaşkanı çözüm diyor, başbakan çözüm diyor, MGK çözüm diyor, sivil toplum kuruluşları çözüm diyor, basın çözüm diyor, acıyı içinde hissedenler çözüm diyor, ama birileri bundan rahatsız oluyor. MHP kamuoyuna somut açıklamalar yapılmadığı halde, ön yargılı hareket ederek daha sürecin başında, çözüm ilan edenleri hain ilan ederek, Türkiye'nin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü pekişsin diyenler, ihanet ithamıyla karşı karşıya. Kan dursun diyorsunuz hain diyor, artık şehit cenazesi gelmesin
diyorsunuz bunu dediniz size hain deniyor. Türkiye güçlü olsun diyorsunuz, hain deniyor. MHP terör sorunun çözümünden rahatsız mıdır? Akan kanın durmasından rahatsız mıdır? Şehit cenazelerinin bir daha olmayacağı ihtimalinden rahatsız mıdır? Bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı, siyasetinin hamasetinin ekseni mi kabul ediyor? Çözüm gelirse böylesi bir propaganda dan mağdur olacağı için mi rahatsız oluyor? Kanın durmasını istiyorsa nasıl durduracaktır? Hükümete anlatamıyorsa 70 milyona çıkıp anlatsın.
Falan formüllerle durdurulmasını istiyoruz, bizim yapacaklarımız bunlardır, formüllerimiz bunlardır diyerek" dedi.
Asıl kanın akmasını istemenin ihanet olduğunu kaydeden Bozdağ, "Ülkemizde bölücü terör nedeniyle artık al bayrağa sarılı şehit cenazelerinin olmamasını istemek ihanet değildir, şerefli bir vazifedir. Bu ülkede yaşayan herkesin bir eşit kardeş olmasını istemek, onların huzuru için çalışmak ihanet değildir, şerefli bir görevdir. Sevginin saygının kardeşliğin türküsünü söylemek ihanet değildir, vazifedir. Ancak düşmanlığın ırkçılığın türküsünü söylemek ihanettir. Devletin bölünmez bütünlüğü pekiştiren,
milli bir projeyi harekete geçirmek ihanet değildir. Asıl ihanet ülke menfaatleriyle parti menfaatleri önüne geldiğinde, parti menfaatlerini öne almaktır" şeklinde konuştu.
Bozdağ, CHP'nin raporlarını okuma beyanlarını takip etme imkanı olmasına rağmen bu süreçte MHP'nin fikirlerini okuma imkanı bulamadıklarını ifade etti. MHP'nin bu konuda herhangi bir çözüm önerisi sunmadığını ifade eden Bozdağ, "Kanın durmasını istemek ihanet değil, asıl ihanet kan akmasını istemektir" dedi.
MHP'nin etnik milliyetçiliği esas alarak muhalefet yaptığını belirten Bozdağ, Hitler örneğini vererek Almanya'nın o dönemde kaybeden ülke olduğunu söyledi. MHP'nin 1991 yılında aralarında Ahmet Türk ve Leyla Zana'nın bulunduğu SHP-DYP koalisyon hükümetine güvenoyu verdiğini belirten Bozdağ, yine 1992 yılında eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in içinde Leyla Zana'nın da bulunduğu DEP heyetini kabul ettiğini anlattı. Bozdağ, "Bizde onların bakışıyla MHP PKK'yı iktidara mı taşıdı diyelim. PKK ile
müzakere yaptı mı diyelim" şeklinde konuştu.
Öcalan'ın idam edilmemesine ilişkin Bahçeli'inin de altında imzasının bulunduğu Öcalan'ın kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin karar metnini basın mensuplarına gösteren Bozdağ, "Erciyes'te uluyup Ankara'da susmayın. Milletin yanında erkek olup Meclis'te gelin ürkek olmayın" ifadelerini kullandı.
Bahçeli'nin Öcalan'ın idam kararına ilişkin dosyayı Başbakanlıkta tutuğunu belirten Bozdağ, "Resmi belgede PKK'ya çağrı yapıyorlar. Terörü devam ettirirseniz Abdullah Öcalan'ı asarız. Milletin yanında erkek, TBMM'de ürkek olacak tavrı biz hiç benimsemedik" dedi.
Bozdağ, "Mayın için Meclis'i 40 gün kilitleyenler idam cezasının kaldırılmasını 1 günde geçirdiler. Niye Meclis'e kilitlemediniz? 1999 yılında niye asmadın? Bir ada tahsis edip besledin? Bu millet sana asma diye yalvardı mı Sayın Bahçeli?Ardında ip mi bulamadın yoksa sehpası bulamadın" diye konuştu.
Bozdağ, bu konunun siyasi polemik yapılmasından son derece rahatsız olduklarını kaydetti. 12 Eylül dönemi öncesinin Türkiye'nin kardeş kavgasına sahne olduğunu belirten Bozdağ, "Biz bütün aşırılıkların bu ülkeye kaybettirdiğine inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de ortak aklı esas alarak yol yürümenin doğru olduğunu ifade ediyoruz. Bunları ifade ettiğimden üzgünüm. Ama çukurda yapılan bir siyaset anlayışına cevap vermek zorunda kaldığım için üzgünüm" şeklinde konuştu.
Bu haber toplam 228 defa okundu
Yorumlar
Yorumlar
Siyaset
Siyaset
KÖŞE YAZARLARI









